Entry: ıslı adam Friday, November 21, 2008



Tanıdığım bir ıssız adam vardı, evet. Hala ıssız olabilir, bir şekilde...

Filmi izlemedim, hayır. İzlemek de istemiyorum, canım çekmiyor.

Issız adam benim iyi bir arkadaşımdı. Is kabul etmezdi. Ben de kabul etmezdim. Kim kendisine bir sahip bulunmasını kabul eder ki zaten?

Ama ıssız adamın ıssız oluşunun sebebi kesinlikle bu değildi. Duygusal olarak bilinen insanların şerefli bir bencillikleri vardır. "Amaan" derler, "keserim" derler. Issız adamla ben oturur rakı içerdik, kendiliğinden gelen esrarengiz bir rengimiz olurdu. Kadınlardan konuşurduk. Am taşıyıcılığı önemli bir müesseseydi. Düzenli düzüşmek sağlığa zararlıydı sanki. Düzensiz düzensiz düzüşmek, hatta her şeyden önce düşünmek gerekirdi.

Şimdiki gençlerde neden bu yok? Sevişmek çok güzel ama o yaşlarda insan bunu daha çok kafasıyla yapmalı, daha düzensiz, daha serseri mayın gibi yaşamalı değil mi? Önüne gelenle yatmak değil, beyinde başlayan, tüm sinir sistemini saran bir sevişmek. Daha beceriksiz sevişmek, salak salak sevişmek...

Neyse ıssız adamla ben yazı yazardık. O zamanlar on numara yazardık. O zamanlar ben Bukowski'den bir tek Cass'in hüzünlü hikayesini okumuştum. Bu kadar sikici olduğunu bilmiyordum, Bukowski beni korkutmamıştı, tarzım serbestti.

Kadıköy'ün sesi... Kadıköy'ün rahmi, iki serseri döllengeç gibi "biraz da orayı sikelim, biraz da burasını sikelim"cilikler... "Oturup iki artistlik yapalım"lar, "çay içelim"ler, "Ece Temelkuran okuyalım"lar...

Belliydi bu gidişatın sonuyla Libliberal insanlar olacaktık. Revizyonisttik, oportünisttik ama her şeyden önce hayatımızda am ideası vardı. Daha önce sevişmemekten değil, o yaşlarda am ideasının hayatınızı yönlendirmesi gerekir. Urusbu çocuğu gibi olmak gerekir. Yarrak gibi adam olup, bir an önce bir yılanın gömlek değiştirmesi gibi üzerinize yapışan o kapçığa benzer pullu derinin amına koymak gerekir.

Issız adamların süreci daha sancısız durabilir. Sahibi olmayan adam, kimseye hesap vermez. Ama kimseye hesap vermeyen adam sadece kendine karşı sorumluluk hisseder. Sorumluluk sevmeyen ıssız adam, sikimsonik bir şekilde depresif olur. Taşakları testosteronu verir bir yandan. Adam bazen libidosal enerjiyi tasarruf eder, nükleer santral gibi gezinir; bazen artık b12, çinko, demir Allah ne verdiyse yallah tazyik eder. Anca rahatlar.

İşte o rahatlayan adamın ısı, yarak olur. Yarak, Türkçe "yarmak"tan gelir ve süngü, mızrak, kılıç gibi anlamlar taşır. Adam agresifliğin, cinselliğin tavanına vurur işte. Herkesten kendisinin ne düşündüğünü anlamasını ister, eskisi gibi kendini pazarlayamayacak kadar umursamaz bir insan olur. Bir de kadın severse gerçekten ve kadın da onun bu halini severse; satmışım bu dünyanın anasını der. Kendini biraz ertelemeye koyulur çünkü kimyasıyla baş edememiştir.

Kendisine hesap verebilen ıssız adamın sahibi kendisi olur. Kendi ideallerince sahiplenen o adamda ısına kavuşur işte. O sevişmez mi, o da sevişir. Kafası rahat, fikri hür, vicdanı hür; dalgasına bakar. O da mutlu olur.

Peki ıssız adamların durumunda bir temassızlık varsa sorun nedir?

Sorun faşizmdir. İçindeki faşisti törpüleyip, törpüleyememektir. Faşizm nedir? Faşizmin en birinci beslendiği kaynak "yalnızlık korkusu"dur. Bir insan yalnızlığından korkmayagörsün işte o zaman yabancıya, kendinden olmayana tahammül edemez.

Bir de faşizmin işbirlikçileri olur. Bu işbirlikçiler "yalnızlık korkusu" ideasının propaganda müdürleridir. Casuslar, sözlere lojistik destek sağlayanlar, bok atanlar, beğenmezliğini birisiyle paylaşmak isteyenler, takdir etme özürlüler, kancık ağızlılar, beceriksizler... Bir -ıslı, ıssız, uslu, ussuz fark etmeksizin- adam takdir edilmediğini düşündüğünde ver eder yalnızlık korkusunu.

Faşist işbirlikçiler tehlikeli olurlar... Espiyonaj uzmanıdırlar, Jüpiter'in etrafında Ganimede nasılsa onlar da öyledir. Başarılı arkadaş sahibi olup, bir de mevzubahis arkadaşın gerçekten sevilen arkadaşı olmak...

Isı yarak olan adam gecenin bir vakti libido sarhoşu olur, namına yaraşır şekilde yarak gibi tespitler yapar. "Be amına koduğumun oğlu, madem böyle tespit adamısın siktir git bir şey yap" diyenlere "ehe ben öyle demek istemedim ki" der, eve gider mastürbasyon yapar. Çünkü serbest değildir. Kalemi serbest değildir. Sitemkar değildir. İsyankar değildir...

Bazen kendisinin muhtelif yaşlardaki haline tecavüz etmek ister o kadar... Hayat, bildiğin hayattır.

____________________________________________

Bu yazıya da "ay çok Tuna'sın, kafana kiremit düşmüş, Bukowski mi oldun, sikli soklu konuşunca çekici mi olunuyor, tesbitini sikeyim, ananı sikeyim, yazı hatan var, de ayrı yazılır" diye carlayanın amına koyayım.

3 saat sonra iş var...

   5 comments

ezarik
November 24, 2008   12:18 AM PST
 
aşık olunacak adam tandansındansınız beyefendi. sizi delice öpesim var. korkuyorum ya kendimi tutamaz da sizi öpersem diye(: kızan olur belki?
nomad
November 25, 2008   03:14 AM PST
 
kızan değil kafanızı kıran olma potansiyeline sahip benim aşık olunacak kadın tandansında bulduğum sevgilim. aman diyeyim.

ayrıca adınız tersten okununca daha güzelmiş.
ıssız adam
December 2, 2008   11:28 PM PST
 
kanada mitolojisi mi dedi biri?
ıssız adam
December 2, 2008   11:30 PM PST
 
kanada mitolojisi mi dedi biri?

özledim..
nomad
December 3, 2008   01:19 AM PST
 
=)

Leave a Comment:

Name


Homepage (optional)


Comments