Entry: muhteşem ayı Saturday, January 03, 2009



Uykum geldi...

Uykum öyle bir zamanda geldi ki şimdi uyursam saat 8:30'da kalkmama imkan yok. Ders çalışmak mantıklı bir seçenek olurdu ki eğer yazımı erken bitirirsem bu işe yoğunlaşmayı düşünüyorum.

Sandalyede uyumanın çok rahatsız edici olacağını ve bu şekilde sike sike uyanmak zorunda olduğumu düşünüyorum. Sanırım sandalyemde uyuyacağım.

Fakat şu var ki üç saat de olsa eğer şimdi uyumazsam yarın eve geldiğimde ders çalışmak için yeterli enerjiyi bir türlü bulamayacağım. Sanırım biraz da olsa uyumak en iyisi. Sandalyede uyumak fikrini bir kez daha teyit etmiş durumdayım.

Her neyse, sanırım ben bir jedi oldum. Bir zamanlar mühim bir insan kıyaslamıştı beni Anakin'le... Ben de şımarayazmıştım bir yandan. Ne zamanlardı onlar, vay anasını... Teşekkürler.

Ya ahval ve şerait benim hayal gücüm kaynaklı ya da hayat gücüm hayal edilesi bir şekilde kendisine yol biçiyor. Her halükarda, ölüm üzücü olurdu.

Hacıbektaş'ı özledim. Vallahi ben şahımı özledim...

Bukowski'yi hamama götürüp, güzel bir keseleyip, sırtından çıkan makarna şeklinde kirleri gösterip "utan ulan, yaşlı başlı adamsın. yarın öbür gün kızın biri görür, suratına tükürür" demek istiyorum. Saçlarını üzerinde anne saçı bulunan bir fırçayla sağa doğru tarayıp, limon sürmek istiyorum. Sakalını falan da kesip sadece güzel bir adam bıyığı... Cebine de 5 YTL, gidip çorba içsin...

Abi çok kralmışsın desin bana, kahveye gidelim. İş bulayım ona babamın yanında. Sıva yapsın. Otursun TRT 6'ya kızsın. Tütün fiyatlarını sorsun. AKP'ye "yiyorlar ama çalışıyorlar" yorumu yapsın istiyorum. Posta gazetesi bulmacası çözsün ve bilmediği element kısaltmalarını her zaman elementin ilk iki harfiyle doldursun. Ara sıra yemini, suyunu vereyim. Kimse kimseyi sikmesin. O tatlı, pembe donlu zenci fahişeye takılmaktan vaz geçsin. Bizim köyden helal süt emmiş bir kız bulalım ona.

Bukowski'ye düğününde çeyrek altın takmak istiyorum.

...

Sandalyede uyumak iyi fikir... Şimdilik herkes hayalkırıklıklarında benimle ilgili belki ama?

Things are gonna change...

   2 comments

simbelmyne
January 7, 2009   01:33 AM PST
 
batucum, merhaba.

ay olmuş, yıl olmuş sana yorum yazmıyorum. seni görmüyorum. ama şimdi, tutamadım kendimi, ne yazacağımı da bilmeyerek yazmaya başlıyorum.

biliyor musun, bloguna baktıkça, şimdiki yaşımla, senin o zamanki halini karşılaştırıyorum. ne düşünüyormuşsun, neler hissediyormuşsun. eskiden aramızdaki yaş farkı gözümde çok büyüktü. seni kadife ceketinle hatırlıyorum. işte o zamanlarda, çoktu. halbuki iki yaşmış, hüzünle farkediyorum. kahramanlarımı yavaş yavaş kaybediyorum.

buralarda garip bir şey var. kadıköy'ü düşünmekten alamıyorum şimdi kendimi. ..ve sancı geç saatlerde. öyle değil mi?
nomad
January 19, 2009   04:56 PM PST
 
Öyle bir yorum ki, nasıl bir cevap verilebilir bilemedim =)

Olur öyle; şu anki yaşımda olduğunda da bunu anlarsın =) Kadıköy düşüntüsü baki kalır ama...

Leave a Comment:

Name


Homepage (optional)


Comments